kalp
elinden tutmasına izin vermediğinde isyan
yakıp yıkan
atom bombalarını patlatan bir koca hünkar
başını okşadığında uysal
latif bir şair
nezih bir ortam
sahrada bir göl
dağda bir kardelen
peşinden gittiğinde mahir bir rehber
gözünde gözlük elinde kitap saygıdeğer bir bilge
belki de gerçek bir peygamber
ardından bakmadığında
nazar edilmemişlikten düçar bir güzel kadın
hasedinden çatlayan bir sultan
içine hızla çeken amansız bir girdap
kalp, göğüs kafesimizde taşıdığımız belki de bir muamma